Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 46,51 ↑ %0,04
EUR/TRY 52,81 ↑ %0,09
GBP/TRY 61,39 ↑ %0,04
BIST 100 14.244,24 ↓ %2,03
Altın (gr) 5.996,09 ↓ %0,20
USD/TRY 46,51 ↑ %0,04
EUR/TRY 52,81 ↑ %0,09
GBP/TRY 61,39 ↑ %0,04
BIST 100 14.244,24 ↓ %2,03
Altın (gr) 5.996,09 ↓ %0,20
USD/TRY 46,51 ↑ %0,04
EUR/TRY 52,81 ↑ %0,09
GBP/TRY 61,39 ↑ %0,04
BIST 100 14.244,24 ↓ %2,03
Altın (gr) 5.996,09 ↓ %0,20
USD/TRY 46,51 ↑ %0,04
EUR/TRY 52,81 ↑ %0,09
GBP/TRY 61,39 ↑ %0,04
BIST 100 14.244,24 ↓ %2,03
Altın (gr) 5.996,09 ↓ %0,20
SON DAKİKA
Sağlık

Yaz tatilinin yeni sokağı: Ekran!

Yaz tatiliyle birlikte çocukların ekran başında geçireceği süre de yeniden gündeme geldi. Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünden Arş. Gör. Seher Sav, yaz tatilinde çocukların ekran kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yaz tatilinin yeni sokağı: Ekran!
Yaz tatilinin yeni sokağı: Ekran!

Yaz tatiliyle birlikte çocukların ekran başında geçireceği süre de yeniden gündeme geldi. Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünden Arş. Gör. Seher Sav, yaz tatilinde çocukların ekran kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><strong>Sokakların yerini büyük ölçüde dijital platformlar aldı</strong></p>Geçmişte çocukların yaz tatillerini sokaklarda, mahalle arkadaşlarıyla oyun oynayarak geçirdiğini hatırlatan Psikolog Seher Sav, “Yıllardır olduğu gibi bir yaz tatili daha geldi. Yakın zamana kadar yaz tatilleri hem çocuklar hem de aileler tarafından coşkuyla karşılanırdı. Çocuklar günlerini mahallede, sokak aralarında, arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayarak geçirirdi. Son yıllarda ise tatiller eskisi kadar coşkuyla karşılanmıyor gibi görünüyor. Çünkü çocukların akranlarıyla bir araya geldiği, neşeyle dolan sokakların yerini büyük ölçüde dijital platformlar aldı. Bu durum karşısında aileler ve uzmanlar genellikle ekranı bir bağımlılık sorunu olarak ele alıyor.” dedi.</p><strong>Eskiden saatlerce oyun oynayan çocuklara bağımlı denmiyordu</strong></p>Çocukların gelişimleri boyunca oyun oynadıklarını ve oyun oynama isteklerinin güçlü olduğunu dile getiren Sav, “Oyunları engellendiğinde öfke, kızgınlık ve bazen saldırganlık gibi tepkiler gösterebilirler. Aslında çocukluk dönemindeki oyunlar, sohbetler ve akranlarla geçirilen anlar genellikle zaman kavramından bağımsızdır. Çocuk kendini yaptığı etkinliğe kaptırır ve saatlerin nasıl geçtiğini fark etmez. Bu durum tarih boyunca böyleydi. Eskiden bir çocuk sabahtan akşama kadar saklambaç oynadığında buna saklambaç bağımlılığı denmezdi. Ancak günümüzde ekran karşısında belli bir süre geçiren çocuklar için kolayca ekran bağımlısı ifadesi kullanılabiliyor. Bu nedenle çözüm olarak da çoğu zaman ekranı sınırlamak gündeme geliyor.” diye konuştu.</p><strong>Teknoloji kullanımına daha gerçekçi yaklaşılmalı</strong></p>Uzmanların önerilerinin genellikle günde 1 ila 3 saat arasında ekran süresiyle sınırlı kalınması yönünde olduğunu kaydeden Seher Sav, “Ancak birçok anne-baba, bu önerilerin gerçek yaşamda uygulanmasının her zaman kolay olmadığını deneyimlemektedir. Bu konuya biraz daha soğukkanlı ve gerçekçi bakmak gerekir. Bir çocuğun herhangi bir etkinlikle uzun süre ilgilenmesi, tek başına o etkinliğe bağımlı olduğu anlamına gelmez. Belki de asıl değişen şey, eskiden saatlerce sokakta oyun oynayan çocukların anne-babalarının sözünü daha kolay dinlemesi; bugün ise ekran başındaki çocukların anne-babalarının isteklerini daha fazla ertelemesi ya da duymamazlıktan gelmesidir. Örneğin eskiden annesi ekmek istediğinde oyununu bırakıp bakkala giden çocuk, bugün ekran başındayken annesinin isteğini duymayabiliyor ya da erteleyebiliyor. Bu durumu hemen bağımlılık olarak adlandırmak, sorunu çözmekten çok bizi asıl meseleden uzaklaştırabilir.”</p><strong>Ekran süresine değil sorumluluk alışkanlığına odaklanın</strong></p>Ebeveynlerin ekran süresinden çok sorumluluk alışkanlıklarına odaklanması gerektiğini ifade eden Seher Sav, şöyle devam etti:</p>“Konuyu teknoloji bağımlılığı olarak değil, ebeveyn-çocuk ilişkilerinde ve sorumluluk alışkanlıklarında yaşanan değişimler üzerinden de düşünmek gerekir. Sorumluluklarını yerine getiren bir çocuğun ekran karşısında uzun süre vakit geçirmesi, onun teknoloji bağımlısı olduğu anlamına gelmez. Bugünün çocuklarının oyun ve eğlence anlayışında ekranın önemli bir yer tuttuğunu kabul etmek gerekir. Ekranı tamamen yok saymak ya da hayatlarından tamamen çıkarmaya çalışmak çoğu zaman gerçekçi değildir. Burada önemli olan, sınırların yalnızca süre üzerinden değil, sorumluluklar üzerinden kurulmasıdır.”</p><strong>Önce sorumluluk, sonra keyifli etkinlik</strong></p>Çocuklara ekran konusunda sınır koyarken yalnızca süre odaklı yaklaşılmaması gerektiğini belirten Seher Sav, “İster yaz tatili olsun ister okul dönemi, çocuklara koyduğumuz sınırlar öncelikle sorumluluklarla ilgili olmalıdır. Ödev yapmak, kitap okumak, sınava çalışmak ya da tatil kitabından bir bölüm tamamlamak çocukların her zaman istekli olduğu etkinlikler olmayabilir. Okuldan gelen ya da yaz tatilinde uykudan uyanan bir çocuk, sorumluluklarını yerine getirmeden doğrudan ekran başına geçtiğinde zaman kavramını kolayca kaybedebilir. Bu durumda yapılması gereken işler ertelenir ya da tamamen unutulur. Bu nedenle çocuklara şu alışkanlık kazandırılmalıdır: Önce sorumluluk, sonra keyifli etkinlik. Okul döneminde önce ödev yapılmalı, ardından ekran kullanılmalıdır. Yaz tatilinde de önce planlanan akademik etkinlikler tamamlanmalı; örneğin kitap okunmalı, tatil kitabından bir bölüm yapılmalı ya da belirlenen kadar test çözülmelidir. Bunlar tamamlandıktan sonra çocuk özgür bırakılmalıdır.” dedi.</p><strong>Aileler dijital dünyada da çocuklarının kimlerle görüştüğünü bilmeli</strong></p>Ekran kullanımının tamamen zararsız olmadığını da hatırlatan Seher Sav, şöyle devam etti: </p>“Elbette ekranın çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebileceği durumlar da vardır. Bu nedenle aileler, çocuklarının hangi dijital platformlarda vakit geçirdiğini bilmelidir. Özellikle çevrim içi mesajlaşmanın olduğu oyunlarda, çocuktan yaşça büyük kişilerle iletişim kurulması risk oluşturabilir. Eskiden aileler çocuklarının sokakta kiminle oynadığını takip ederdi. Bugün de çocukların çevrim içi ortamlarda kimlerle etkileşim kurduğunu bilmek gerekir.”</p><strong>Yaz tatili için aile sözleşmesi önerisi</strong></p>Yaz tatilinin ekran konusunda sorun yaşayan aileler için önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Seher Sav, “Aileler çocuklarıyla birlikte kısa ve ciddi bir aile toplantısı yapabilir. Bu toplantıda yaz tatiline dair ortak kararlar alınabilir ve hatta küçük bir yaz tatili sözleşmesi hazırlanabilir. Çocuklara yalnızca ekrana bakma demek çoğu zaman yeterli olmaz.  Çocuklarımıza sosyal ve akademik etkinlikler konusunda yönlendirmeler yapmıyorsak dijital mecralar kaçınılmaz hale gelir. Bunun yerine onlara bir yaz tatili planı sunmak gerekir. Çocuğun yaşına ve sınıf düzeyine uygun şekilde günlük akademik etkinlikler belirlenebilir. Örneğin kahvaltıdan sonra kitap okuma, tatil kitabından belirli sayfaları tamamlama ya da kısa bir tekrar çalışması yapılabilir. Bu görevler tamamlanmadan dijital platformlara geçilemeyeceği çocuğa açıkça söylenmelidir. Aileler bu konuda kararlı olmalı ve taviz vermemelidir. Aileler tutarlı ve kararlı olduğunda çocuklar zamanla sorumluluklarını yerine getirmeyi öğrenir. Böylece hem görevlerini tamamlar hem de oyunlarını ve dijital etkinliklerini daha keyifli bir şekilde sürdürebilirler.” diye konuştu.</p><strong>Her yeni teknolojik gelişmeye bağımlılık etiketi yapıştırmayın!</strong></p>Dijital teknolojilerin her geçen gün hayatımızda daha fazla yer kapladığını ve kaplamaya da devam edeceğini ifade eden Seher Sav, “Bu nedenle her yeni teknolojik gelişmeye bağımlılık etiketi yapıştırmak yerine, çocuklarımızın sorumluluklarını üstlenmelerine yardımcı olmalı ve onları bu yeni dünyaya bilinçli bir şekilde hazırlamalıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p> </p> </p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
9 + 9 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!