Malezya, turizmde Türkiye modelini örnek alarak iki ülke arasındaki Müslüman dostu turizm iş birliğini geliştirmeyi hedefliyor.
Malezya İslam Turizm Merkezi Başkanı Mohammad Faisal bin Abu Suaib Khan, Türkiye'nin tarihi mirası koruma ve turizmle buluşturma konusundaki deneyiminin Malezya için önemli dersler barındırdığını belirtti.
Khan, iki ülkenin Müslüman dostu turizm alanında daha fazla iş birliği yapabileceğini söyledi.
MALEZYA, TÜRKİYE'NİN TARİHİ MİRAS DENEYİMİNDEN YARARLANMAK İSTİYOR
Khan, Türkiye'nin kültürel mirasın korunması ile turizmin geliştirilmesini bir arada yürütme konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu ifade etti.
"Tarihî anıtların turizme kazandırılması, aynı zamanda bunların korunması, bakımı ve yönetimi için gerekli kaynakların sağlanması çok önemli. Çünkü koruma çalışmaları oldukça maliyetli." diyen Khan, Türkiye'nin bu alandaki uygulamalarından faydalanabileceklerini belirtti.
Khan, Türkiye'nin tarihi yapıları korurken bunları turistik destinasyonlara dönüştürme biçiminin Malezya için örnek teşkil edebileceğini kaydetti.
Türkiye ve Malezya, mevcut turizm potansiyellerini daha da geliştirmeyi ve büyüyen küresel Müslüman turist pazarından daha fazla pay almayı hedefliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye, 2025'te turizm gelirini bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artırarak 65,23 milyar dolara çıkardı. Müzeler ve arkeolojik alanlar ise 2025'te yaklaşık 65,9 milyon ziyaretçi ağırladı.
Malezya Turizm Bakanlığı verilerine göre ülke, 2025'te 42,2 milyon uluslararası ziyaretçi ağırladı. Bu sayı 2024'te 38 milyon olarak kaydedilmişti. Bakanlık, Visit Malaysia 2026 kampanyasıyla turizm sektörünü daha da büyütmeyi amaçlıyor.

TÜRKİYE'NİN TRANSİT TURİZM MODELİ MALEZYA'YA ÖRNEK OLDU
Khan, İstanbul'da yaşadığı bir aktarma deneyiminin, Türkiye'nin Malezya için örnek oluşturabilecek bir başka turizm uygulamasını gösterdiğini anlattı.
Rusya'nın Kazan kentine seyahat ederken İstanbul'da yaklaşık 8 saatlik aktarma yaptığını belirten Khan, Türk Hava Yolları tarafından kendisine ve bir meslektaşına şehir turu teklif edildiğini söyledi.
"Bizi havalimanından şehre götürdüler. Ardından Boğaz'daki tarihi yapıları görmek için tekne turuna çıkardılar. Her yapının tarihini ve Haliç'in tarihi özelliklerini anlattılar." diyen Khan, program kapsamında yolculara yemek de ikram edildiğini aktardı.
Khan, bu deneyimin kendisinde İstanbul'u yeniden ziyaret etme isteği oluşturduğunu belirterek uygulamayı "çok hoş bir teklif" olarak nitelendirdi.
"Seyahati tasarlama biçimleri bize bir ön gösterim sundu. Böylece tekrar gelip İstanbul'da daha uzun süre kalmak ve şehri daha fazla keşfetmek isteyebilirsiniz." ifadelerini kullandı.
Khan, Malezya'nın da Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'nda uzun süre aktarma yapan yolcular için benzer bir model geliştirmesini istediğini söyledi.
"Keşke KLIA veya KLIA2'den transit geçen turistler için de aynısını yapabilsek. Onları Kuala Lumpur'a getirip şehri gezdirebilsek ve daha sonra yeniden gelmelerini sağlayabilsek." diyen Khan, bunun Türkiye'den öğrenilebilecek ilginç bir uygulama olduğunu belirtti.
İŞ BİRLİĞİ İKİ YÖNLÜ OLABİLİR
Khan, Türkiye ile Malezya arasındaki iş birliğinin yalnızca Malezya'nın Türkiye'den deneyim kazanmasıyla sınırlı olmadığını, Malezya'nın da özellikle Müslüman dostu turizm alanında Türkiye'ye katkı sunabileceğini ifade etti.
"Türkiye'den ders çıkarabiliriz ancak biz de bazı deneyimlerimizi paylaşabiliriz. Bu iş birliği karşılıklı olabilir." diyen Khan, Malezya'nın Müslüman dostu turizm alanında standartlar oluşturma konusunda deneyimli olduğunu kaydetti.
Malezya Turizm, Sanat ve Kültür Bakanlığına bağlı Malezya İslam Turizm Merkezi, Müslüman dostu turizm ve konaklama sektörüne yönelik standartlar, araştırmalar, eğitim ve kapasite geliştirme programları yürütüyor.
Khan, merkezin Müslüman dostu turizm ve konaklama sektörüne odaklandığını belirterek, bu kapsamda standartlar oluşturduklarını, eğitim ve araştırma faaliyetleri yürüttüklerini söyledi.
Merkezin başlıca girişimleri arasında, Müslüman gezginlere hizmet verme konusunda belirlenen şartları karşılayan turizm işletmelerini tanıyan Müslüman Dostu Turizm ve Konaklama Güvencesi ve Tanıma Programı bulunuyor.
Malezya'da 73 otel, 39 seyahat acentesi, 11 spa merkezi ve 390 tur rehberinin de aralarında bulunduğu 500'den fazla işletme ve hizmet sağlayıcısı Müslüman dostu olarak kayıtlı bulunuyor.
Khan, Malezya'nın bu alandaki deneyiminin Türkiye'nin gelişmiş turizm altyapısını tamamlayabileceğini söyledi.
MÜSLÜMAN DOSTU OTEL GÜVENCE BELGESİ
"Müslüman dostu otel güvence belgemiz bulunuyor. Böylece Türkiye'ye seyahat edenler güvenilir ve Müslüman dostu otelleri bulup konaklayabilir." diyen Khan, Türkiye'nin bu programa katılabileceğini belirtti.
Türkiye'nin zengin İslami kültürel mirası, yaygın helal yiyecek seçenekleri, camileri ve Müslüman gezginlere yönelik konaklama imkanlarıyla önemli bir Müslüman dostu turizm pazarına sahip olduğunu ifade eden Khan, Türkiye'nin programa dahil olmasının kolay olacağını söyledi.
MÜSLÜMAN DOSTU TURİZM KÜRESEL ÖLÇEKTE YAYILIYOR
Merkezin verilerine göre Malezya, 2025'te 9,7 milyon Müslüman ziyaretçi ağırladı. Bu sayının 2030'a kadar 15,2 milyona çıkarılması hedefleniyor.
Merkezin tanıma sistemi uluslararası alanda da yaygınlaşıyor. Rusya, Tayvan, Endonezya, Güney Kore ve Brezilya gibi pazarlarda iş birlikleri geliştiriliyor.
Khan, Müslüman dostu standartların özellikle Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde önemli olduğunu belirtti. Bu ülkelerde seyahat eden Müslümanların uygun otel, restoran ve diğer hizmetleri bulmakta daha fazla zorlanabildiğini ifade etti.
Khan, bu sayede otel ve helal restoranların Müslüman gezginlere yönelik hizmetlerini daha görünür hale getirebileceklerini kaydetti.
"PAZAR AYNI, BİRLİKTE BÜYÜYEBİLİRİZ"
Khan, Türkiye ve Malezya arasındaki daha yakın iş birliğinin iki ülkeyi Müslüman turizm pazarında rakip olmaktan çıkarıp birbirini tamamlayan destinasyonlar haline getirebileceğini söyledi.
Gezginlerin Türkiye ve Malezya'yı aynı seyahat planında değerlendirebileceğini belirten Khan, "Bazı kişiler Türkiye'ye gelip ardından Malezya'ya geçebilir. Malezya'dan seyahat edenler de üçüncü bir ülkeye gitmeden önce Türkiye'de kalabilir." dedi.
Khan, iki ülkenin aynı pazara hitap ettiğini belirterek, "Pazar aynı olduğu için birlikte büyüyebiliriz. Pazar için mücadele etmek yerine birlikte büyüyebiliriz." ifadelerini kullandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!